Popüler Makaleler

06 Mart 2010 Cumartesi

ELİMİZDEKİ DÜNYA



Hayatımızda birçok fırsatla karşılaşıyor, bunların bazılarını görüyor ve bu gördüklerimizin bazılarını fırsata çevirebiliyoruz. Sonuca varırken karar yönündeki algımızı birçok etken değiştirip geliştirebiliyor. Bu kavrayış çerçevisinde, bakış açımızı nasıl daha pozitife çekebilir, karşımıza çıkan herhangi bir şeyi nasıl fırsata çevirebiliriz?

İnternet kullanımının yaygınlaştığı yılları hepimiz hatırlatırız. İnternetin yeni bir iletişim aracı olacağı ortadaydı. Fakat birçok kötü özelliğinin üzerinde durularak internet gizliden gizliye yasakların merkezi ilan ediliyordu. Bilinmez tabi, belki de bir pazarlama stratejisiydi bu. Ama ortada olan genç -yeni- neslin internete kaydığıydı. Yine o zamanların genç nesillerinden kabul edilenlerden şu anın bazı orta yaşlı milyonerleri havayı iyi koklamayı becerenlerdi...
Google 1998 yılında, Larry Page ve Sergey Brin tarafından kredi alınarak kuruldu. Bir riskti elbette. Ama onlar bunu başarıya çevirdiler. Günümüzde 4 milyarın üzerinde siteye tarama gerçekleştiren, günlük milyonlarca kullanıcısının ziyaret ettiği bir yer haline geldi. ve sadece .com uzantılı adının değeri 8.3 trilyon abd doları. Dünyanın ve ülkesi ABD' nin en çok tıklanan sitesi konumunda. Hayallerin çok ötesinde elbette... Ama iş ileriyi görmekte ve ona yatırımı doğru risklerle alabilmekte...
Peki Google' ın kurulumunu incelediğimizde detay nerede saklı sorusunu soralım kendimize. Detay şu: herkesin kullanabileceği bir şeyi hayal etmek ve onu üretmek...
Bunu büyük bir vizyon olarak değerlendirebilirsiniz ama aslında en temel olan şey bu. Bu yazıyı okuyorsanız eğer sırrı merak ediyorsunuz. Sır, olmayacak gibi gözükebilen çok basit iki doğruyu birleştirmekte. Sır, uçabilmekte.
Hala genç olan başka bir milyoneri inceleyelim. İnternet dünyasının son akıllı çocuğu: Mark Zuckerberg! Kendisi Facebook' un kurucusu. Hikayesi çok tanıdık olduğundan hiç açmayacağım. Dünyanın en çok tıklanan 4. web sitesi. ABD' de ise 3. sırada yer alıyor. Değeri 5 trilyon abd doları. çıkış noktası ise "yine aynı". Arkadaşlarının konuşabileceği bir portal yaratmak istiyor. Açığı görüp dünyanın buna ihtiyacı olduğunu görüyor ve bunu gerçekleştiriyor. Sır' ın hala uçmak olmadığını mı düşünüyorsunuz?

Elbette sadece sırlar yeterli olmuyor bu kavrayışı pozitife çevirmeye... Bu tarz şeylerde ilk olanlar sadece sıyrılıyor gibi gözüküyor. Realist bir bakış açısı, daha öz ama daha net veriler istiyor. Şimdi de o şekilde bir inceleme yapalım.
Günümüzde birçok kişi internetten küçük pazarlama siteleri kuruyor. Toptantıcısı ile anlaşıp satış yapanlar, depo ve satış elemanı gibi ek giderler olmadan satışını gerçekleştiriyor. Başarılı olanların gelirleri bir kaç bin türk lirası. Ayrıca satış sonrası hizmeti de toptancının verdiğini hatırlatalım.
Bu örneğe benzer bir örneği de internet ortamından bağımsız olarak verelim. Çeşitli ürünler satan (kozmetik, vs.) bir firma sizin çevrenizi kullanarak sizin kar etmenizi sağlıyor. Siz eşiniz dostunuza mal satıyorsunuz ve bunun üzerinden maaşsız olarak pirim alıyorsunuz. Bu pirim siz firmaya satıcı kişi sattığınız anda da yükseliyor. Son yılların en büyük pazarlama şekillerinden biriydi bu. Bunlar her ne kadar kaderinizi kendi ellerinize bırakmışsınız gibi gözükse de elde edebileceğiniz alternatif olanaklar. Bilinmiyor olması sizin suçunuz değil elbette. Kaçırdığınız bir fırsat.

Bir diğer konuda ekonomiye olan bakış açısı. Bir çok kişi ekonomik faaliyetlerin geçerli olduğu ticareti iyi anlamış durumda değil. Ticaretin siyaseti olmuyor, dini-dili-ırkı olmuyor. Başarabiliyorsanız ürününüzü satabiliyorsunuz. Temel olarak bilinmesi en temel olan şey x bir şeyin satılabilecek olduğu gerçeği. Mesele bunu satmak. İşte bu noktada insanlar yanılgıya düşüyor. Kendilerince yaptıkları hesaplarda bu iş tutmaz deniyor. Bunun temel sebebi kişinin kendini o konuda yetersiz hissetmesi. Çözümü nedir?
Elinizde olan ürünü çok iyi bir şekilde tanıyın. Şunları kesinlikle bilin:
- Nerede yapılıyor?
- Üretim sürecinde nasıl işlemlerden geçiyor?
- Hammadesi nedir?
- İşçilik ve emek değeri nedir?
- Piyasadaki pazarı (satılabilirliği) ne kadar?
- Bu ürünün düğer üreticileri kim?
- Ürününüz ile benzerleri arasındaki fiyat ilişkisi nedir?
- Ürününüzü diğer ürünlerden ayıran bir özellik var mı?
Bu soruları cevaplayabildiğiniz sürece alıcı olarak tanımladığınız tüketiciyi elinizde tutmuş olursunuz. Unutmayınız ki yukarıdaki sorulara vereceğiniz cevaplar ne kadar net ve hatta ne kadar pozitif ise o ürünü o yüzdelik değerle satmış sayılırsınız.

Kendinize güvenin ve hayallerinize gerçekleşmeyecek gözüyle bakmaktan vazgeçin!

Yiğit KIRCA
DEVAMI...

REKLAM

EKO TIMES, Haziran 2010' a kadar reklamlarınızı ücretsiz* yayınlıyor!

Buradaki temel amaç kalitemizi paylaşmak. Doalyısıyla HKarşılıklı bir anlaşma sürecinde reklam veren kişi veya kurumdan tek beklenti bizimde tanıtıcı bir banner' ımızı sitesine eklemesi.

Karşılıklı şartları değerlendirmek ve görüşmek için aşağıdaki bağlantı yollarından bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bunun dışında EKO TIMES dolaylı iş ortaklarından olan google adsense ile çalışmaktadır. Belirlenen tarih sonuna kadar anlaşma yenilenmeyeceğinden google adsense bannerlarının bulunduğu yerler için başvuruda bulunabilirsiniz.

Sitemize bağışta da bulunabilirsiniz. Yine Haziran 2010' a kadar açık bir donate linki vermeyeceğiz. Yine de bağışta bulunmak isterseniz bizimle aşağıdaki iletişim yollarından bizimle bağlantı kurabilirsiniz.

EKO TIMES' ın reklam verenler veya bağış yapanlar da dahil olmak üzere hiçbir kişi ya da kurumla ilişkisi yoktur. Kendi içerisinde kuralları vardır. Bunlar iletişime geçtikten sonra şartnamede belirtilir.
DEVAMI...

Yiğit Kırca

Yiğit Kırca, 1988 İstanbul doğumlu.

Saint Benoit Fransız Lisesi' ninden mezun oldu. Şu an Fransa' da, Montpellier 1 Üniversitesi, Economie & Gestion bölümünde eğitimine devam etmektedir.

Sitede hem yazarlık hem editörlük görevlerini yürütmektedir.

Kendisini ekonomiyi aşağıdaki gibi açıklamaktadır:

"Hayatımızda yapmış, yapmakta ya da yapacak olduğumuz herşey aslında bir yatırımdır. Bir arkadaşla tanışmak, onunla görüşmek veyahut bir yemek pişirmek... Karşılığında birşeyler bekleriz. Bu beklenti elbette her zaman farkındalık boyutunda gerçekleşmeyebilir. Yani bilinçsiz şekilde cereyan edebilir. Ama bu bizim ona karşı beklentimizin olmadığı anlamına gelmez.
Arz-talep denklemine yerleştirebileceğimiz hareketlerimizin bir yatırım olması aynı zamanda yanında başka bir şeyi daha sürükler: risk! Her yatırım risk taşır. Mantıklı olan seçim, riskin en aza indirgenmiş halli olanıdır.
Ne var ki bazen bu risklerin kazançları da daha büyük olabilir. Burada bu riski almak aptallık değil, aksine akıllılıktır.
Her ne var ki bütün bunlar da kendi içinde çelişki yaşayabilir bazen. Aslında çelişmez de bize öyle gelir. Kısaca anlayamayabiliriz bazen: hayat gibi! İşte ekonomi budur; hayattır!"
DEVAMI...

YAZARIMIZ OLUN

EKO TIMES yazarı bir bakıma herşeyi ekonomi ile ilişkilendirebilen yazardır. Genelde "aşk mı? para mı?" sorusuna net bir şekilde "para" diyerek cevaplar... Değişen ve gelişen dünyayı algılayıp bunu yorumlar.

EKO TIMES yazarı olmak için tek bir ön koşul sunarız. Çok alakasız gibi gözüken bir konu hakkında ekonomi ile bağlantılı bir makale yazmanızı bekleriz. Bu makale editör tarafından değerlendirilir ve büyük olasılıkla kabul edilirsiniz.

EKO TIMES' ın bir parçası olmak şu an için birşey ifade etmiyor olabilir. Ama farkedileceği üzere, hepimiz eğitimli ve bunu paylaşmak isteyen insanları temsil ediyor olacağız. Tabi sizleri kadromuza katıldıktan bilgilendireceğiz de...

EKO TIMES sizi yazı veya makalelerinizde sınırlamaz. Her hangi bir kural koymaz. İki şey bekler: ekonomi ile olan ilişki ve dilin doğru kullanımı. Aşağıda da belirttiğimiz gibi sizi satmamız söz konusu değildir. Ayrıca bu sitede yer alan her yazı telif hakları ile site adına kayıtlı olarak korunur. Kaynak gösterilmediği sürece kullanılmasına müsade etmemek yine bize kalmıştır.

Bir diğer konu da beğendiğiniz bir makaleyi burada paylaşabilmeniz adına... Eğer alıntı yapıyor iseniz bunu mutlak surette belirtmenizi isteriz. Ekonominin temel unsurlarından olan emeğe saygı yine baştacı ettiklerimizdendir.

Bizimle aşağıda belirtilmiş yerlerden iletişime geçebilirsiniz.
DEVAMI...

05 Mart 2010 Cuma

eko times ?



EKO TIMES, ekonomi değerlendirmelerinin yer aldığı bir tür medya portalıdır. Yazarları periyodik olarak değil, diledikleri zaman diledikleri kadar yazı; makale yayınlar. Bu yayınladıkları makaleler aynı anda kullanıcılara sunulur.

Bir çok ekonomik tanım bizim için sınırlandırımış kabul edilebilir. Lakin ekonomiden kastımız aslında herşeydir. Burada mikro iktisatla ilgili makaleler bulabileceğiniz gibi, bütçenizi ayarlamanız konusunda yada bir ürünün fiyatı ve değerlendirmesi konusunda da bir makale bulabilirsiniz. EKO TIMES olarak temel amacımız size sadece işin sıkıcı boyutlarını ya da anlaşılmaz hesaplamaları göstermek değil. Şüphesiz ki ekonomi birçok alandan zor anlaşılan bir öğretidir. Ne var ki amacımız sizlere bunu en anlaşılabilir ve yeri geldiğinde de en sempatik şekillerde açıklamak.

2010 yılı itibari ile yayına başlamış olmamıza rağmen şüphesiz ki birikim ve tecrübelerimizin daha eskilere dayandığını göreceksiniz. Bizden alacaklarınızın alışılagelmişlerle sınırlı olmayacağını garanti ederiz...

EKO TIMES
DEVAMI...
Creative Commons License